Çaykur Rizespor'un milli stoperi Samet Akaydin, A Milli Futbol Takımının play-off'taki rakipleri geçerek Dünya Kupası'na katılacağına inandığını söyledi.
Samet Akaydin, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılmak için bu ay tek maç eleme usulüne göre oynanacak play-off karşılaşmalarıyla ilgili "Ülke olarak Dünya Kupası'na katılmaya çok ihtiyacımız var. Ülkemiz ve milli takımımız Dünya Kupası'na gitmeyi kesinlikle hak ediyor." dedi.
Samet, "Çok kaliteli bir milli takımımız, çok kaliteli gençlerimiz, gururlarımız var. Avrupa'nın her yerinde futbol oynayan kardeşlerimiz var. Kaliteli, genç ve başarıyı isteyen bir milli takımımız var. Bunu Avrupa Şampiyonası'nda fazlasıyla gösterdik, Dünya Kupası'na gidersek daha üstüne çıkacağımızı düşünüyorum. İlk maç Romanya ile içeride oynamanın avantajı da var. Daha kaliteli bir takım olduğumuzu, İstanbul'da turu çok rahat geçeceğimizi düşünüyorum, hiçbir şüphem yok. Sonra Slovakya-Kosova galibi... Deplasmanda olması zor görülebilir ama ben takımın gücüne, kalitesine güveniyorum. Rakip kim olursa olsun, Dünya Kupası'na kesinlikle gideceğiz." diye konuştu.
"Birini yukarı çekiyorlar, birini aşağıya indiriyorlar" Fenerbahçe tercihinden dolayı hiç pişmanlık yaşamadığının altını çizen Samet, "Yok, yaşanılacak şeyler bunlar. Fenerbahçe'den niye pişmanlık duyarsın? Hiçbir futbolcuk duymaz ki. Sonuçta Türkiye'nin en özel, en güzel kulüplerinden bir tanesi. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon… Bunların büyüklüğü tartışılmaz. Herkes bu takımlarda oynamak ister. Fenerbahçe'ye gittiğim ya da Fenerbahçe'de yaşadıklarımdan dolayı hiç pişman olmadım. Şu an Rize'de olmama rağmen Fenerbahçeliler beni seviyor. Aslında gerçek Fenerbahçelilerle hiçbir sıkıntı yaşamadım, Twitter'daki isimsiz troll hesaplardan yaşadık. Hesapların adı bile yok, bunu kullanan kişinin kim olduğu belli değil. Kimin yaptığını biliyoruz, bir kişi açıyor 3 bin troll hesap. Birini yukarı çekiyorlar, birini aşağıya indiriyorlar. Bazılarını haddinden fazla değer veriyorlar, bazılarını haddinden fazla yerin dibine sokuyorlar. Biz gerçekleri biliyoruz aslında da bilmeyenlere anlatmaya çalışıyoruz da anlayanlara işte." dedi.
"Barış Alper'i hayranlıkla izliyorduk" Samet, Keçiörengücü'nde birlikte oynadığı "çok iyi dostu" Barış Alper Yılmaz ile tanışma hikayesini ise şöyle anlattı:
"Barış Alper'in o zaman Rizeli olduğunu da bilmiyordum. Keçiören'de oynadığım zamanlar o bana göre çok küçüktü, bize denemeye gelmişti. Bolu kampında denemeye gelen oyuncular hazırlık maçı yapıyordu, ben de İlker Püren hoca ile maçı izliyordum. Barış Alper topu atıp atıp gidiyordu. Kalitesini belli ediyordu, kuvvetliydi. Biz de hayranlıkla izliyorduk, 'Yeni geldi bu kimdir, ne kadar iyi oyuncuymuş, kaldı herhalde değil mi?' dedim, İlker hoca da 'Yok yok, tutacağım, ben de çok beğeniyorum' dedi. Kaldı bizde. Barış, Keçiören'de belki bir tek benimle konuşuyordu. İçine kapanık bir çocuktur aslında, herkesle samimi olamıyor, samimi olduğu zaman da çok güler yüzlü, iyi insandır. Tanımak gerek. Dışarıdan gören insanlar farklı konuşabilir ama Barış çok temiz kalpli, iyi niyetli bir çocuktur. Ben de çok severim, çok saygılıdır. Hep beraberdik, hep benim yanımdaydı. Sonra Barış oynamaya başladı, sonradan giriyordu ama her oyuna girdiğinde ya asist, ya gol üretiyordu. Formayı tırnaklarıyla kazıyarak aldı. Hakkını verdi, Rabbim önünü açık etsin her zaman. Böyle futbolcuları severim, alt ligden gelip de kendi başına başarması kolay değil. Barış da bunlardan bir tanesi. İnşallah da hep başarılı olur. Çok güzel bir sezon geçirdi, ben Adana Demirspor'a transfer oldum, o da Galatasaray'a gitti."
"Fatih Hoca, Panathinaikos'a biraz fazla geldi" Yunan ekibi Panathinaikos'ta kısa süren döneminden de bahseden milli oyuncu, "Aslında Panathinaikos sezon başı da beni istedi, sezon başı gitmedim. Sezon başı Fatih hoca yoktu, başka bir hoca vardı. Yabancı bir ülkeye gitmeye kendimi hazır hissetmedim, ilk yarıyı Fenerbahçe'de bitireyim dedim. Devre arası Fatih hoca Panathinaikos'a gitmişti, kulüpten Fatih hocaya, Samet'i alalım diye öneri gelmiş. Hoca da 'alınsın' demiş. Fatih hoca orada diye gittim, bu gerçek. Panathinaikos için gitseydim sezon başı giderdim. Fatih hoca inanılmaz, nasıl diyeyim, hep birlikte olmak istersin, oturup muhabbet etmek çok güzeldi. Başarılı olabilirdik aslında ama Fatih hocanın elinde olmayan bazı şeyler de vardı, kadro kalitesiyle de alakalı tabii ki çok eksiklerimiz vardı. Fatih hoca, Panathinaikos'a biraz fazla geldi. Fatih hocanın kalitesi oraya biraz ağır bastı. Çok güzel anılarımız vardı. Fatih hoca dışarıdan bakınca çok sert görünür ama aslında çok cana yakın, insanlara değer veren, özel anlarında seni arayan, soran, alçak gönüllü bir insan." değerlendirmesinde bulundu.
Fatih Terim ile eğlenceli anılarının da olduğunu aktaran Samet, "Fatih hoca sallamasında çok meşhurdur. Brezilyalı Bernard Panathinaikos'taydı. Bir maça çıktık ama o kadar kötü oynuyor ki o maça kadar da en etkili oyuncumuz oydu. Ama aldığı her topu kaptırdı, yenildik. Maç sonu analiz yapıyoruz, hoca anlatıyor, 'Beyler 10 kişi oynadık maçta, o yüzden fazla bir şey demek istemiyorum size.' dedi, herkes düşünüyor, 'Bernard'ı o gün tesiste unuttuk' dedi. Kahkahalar attık. Biz başta ciddi anlamda anlatıyor sanıyoruz, hepimize sallıyor ama Fatih hoca salladığı zaman insanın hoşuna gidiyor. Çünkü onun içini biliyorsun, ne niyetle yaptığını falan biliyorsun. O yüzden Fatih hocanın takılmaları güzel." şeklinde konuştu.
Panathinaikos'tan yaptığı "19" paylaşımı nedeniyle ayrıldığını anlatan deneyimli oyuncu, "Sıkıntılı süreçlerdi. Milli bayramımız, 19 Mayıs paylaşımımızdan dolayı yaşandı. 19 Mayıs onların da önemli günüymüş. 19 Mayıs paylaşımımdan dolayı bana çok tepki gösterdiler. 19 Mayıs'tan mı Atatürklü paylaşımdan dolayı mı tepki gösterdiler bilemiyorum. Kaldırmamı istediler, ben de kaldırmadım. Kaldırmazsan çok büyük tepki alacaksın dediler, oynayacağım maçta oynatmadılar, bir anda kadrodan çıkardılar. Seni stada çıkaramayız, koruyamayız, sana çok tepki var dediler. Ya ben de böyle şeyleri sevmem, gelemem. Tehdit edici şeyler bana göre değil. Tehdit edildiğimi hissettiğim anda ne olursa olsun ona ters giderim. Öyle bir yapım var ben de çektim, gittim." İfadelerini kullandı.
"Cornelius çok farklıydı, inanılmaz bir kuvvet vardı" Samet, "Kariyerinde seni en çok zorlayan forvetler kimlerdi?" sorusunu, "Trabzonspor'da Cornelius'da zorlanmıştım. Cornelius çok farklıydı, inanılmaz bir kuvvet vardı. Gerçekten beni zorlamıştı. Onun dışında tabii ki Osimhen iyi santrfor, tedirgin ediyor seni, her an bir şey yapabilir." yanıtını verdi.
Samet beğendiği stoperin sorulması üzerine ise "Ben küçüklükten beri Pepe hayranıydım." dedi.
Hayallerinin bitmediğini, 30 yaşında olduğunu belirten deneyimli oyuncu, "İlk hayalim Dünya Kupası. Dünya Kupası'ndan sonra kendime yeni bir yol çizeceğim. Önümde çok iyi 4 yıl var. Dört yılda çok iyi şeyler yapacağımı düşünüyorum. Bakalım hayırlısı, inşallah güzel şeyler yaparım." şeklinde konuştu.
"Aslında Venezia ile anlaşmıştım" Samet, İtalya'ya transferinin son anda gerçekleşmediğini de sözlerine ekleyerek şu bilgileri verdi:
"Fenerbahçe'den Rizespor'a gelmeden önce aslında Venezia ile anlaşmıştım. Venezia'nın spor direktörüyle görüşmüştüm. Menajerim, ben ve Venezia'nın sportif direktörü telefonda görüntülü konferans yaptık. Her şey bitmişti, anlaşmalar tamamdı. Kiralık, satın alma opsiyonlu gidiyordum. Fenerbahçe'nin kiralık oyuncu yollama hakkı bitmişti, gidemedik. Bonservisle de alamayacaklarına göre Fenerbahçe'de kalmak zorunda kaldım. Rize'ye geldim. Venezia'yı düşünürken Rize'de buldum kendimi, bir anda havalimanında."
Samet, Avrupa'da İtalya Ligi'ni beğendiğini aktararak "Kendimi İtalya Ligi'ne de uygun görüyorum. İtalya Ligi'ni çok seviyorum, beğeniyorum, izliyorum ama yeni evlendim. Yeni evlendiğim için bir anda da yurt dışına gidip, yani evliliğimin düzenini de bozmak istemiyorum. Kendi ülkemde de kalmak çok istiyorum. O yüzden bu konularda biraz kararsızım. Avrupa nasıl olur bilmiyorum." ifadelerini kullandı.
Samet sert görüntüsünün aksine saha dışında sempatik olduğunu anlatarak "İnsanlarla ilişkim çok iyidir. Beni sevmeyen insan yoktur, beni sevmiyorsa kesin onda bir sorun vardır. Çünkü insanlarla çok iyi anlaşırım. Beni sevmeyen insan sayısı azdır. Yani sevmeyenler de sevmesin diyorum. O yüzden çoğu kişiyle çok iyi anlaşırım, kötü olduğum insan sayısı azdır. Cana yakın bir kişiliğim var ama tabii ki sertlik bakımından, kişilik bakımından sinirliyimdir. Damarıma basmayacaksın sadece. Damarıma bastığın zaman o başka bir yöne devriliyor, tam Trabzon damarım çıkıyor. Komik, sinirli, duygusal. Tipik bir Karadenizli aslında." değerlendirmesini yaptı.
Aslen Trabzon Akçaabatlı olan Samet, ailesi hakkında "Trabzon, Bahçecik Mahallesi'nde doğduk büyüdük. Yukarıda Beşteş Köyü var, bütün köy bizim akrabadır. Annem ev hanımı, babam üniversiteden emekli memur. Şu anda babam çalışmıyor, annem babam kendi halinde normal bir ailemiz var. Ablam var evli, iki çocuğu var. O da Trabzon'da yaşıyor. Özellikle babam futbol hayatım boyunca çok destek olmuştur. Ben antrenmanlara gitmeden önce babam antrenman sahasında beklerdi. Babam inanılmaz futbol aşığıydı. Ben idmana gidiyordum, bakıyordum, babam tesislere gelmiş antrenman izliyordu. Hala da hiçbir maçımı kaçırmaz, her maçıma da gelir. Sağ olsun babam bana çok destek. O konuda hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Ben de en iyi şekilde onlara evlatlık yapmaya, onları gururlandırmaya çalışıyorum. İnşallah böyle de gururlandırmaya devam ederim." bilgilerini paylaştı.
"Ben futbol delisiydim. Futbolculuk harici başka bir hayale girmedim." diyen Samet, "Başıma çok şeyler geldi. Acayip yaramazmışım. Arabanın altından mı kalmadım? Evin üstünden aşağı mı düşmedim? Okulun önünde oynarken demirlikler mi düşmedi, yaşamam mucizeymiş. Annem bazen, 'Sen bu yaşına iyi geldin, küçük yaşta seni kaybetmediğimize şükrediyoruz' derdi. Durduramıyorlardı beni." ifadelerini kullandı.
Yeni evliliğinde çok mutlu olduğunu dile getiren Samet, "Evlilik nasıl sorusuna cevap veremiyorum şu anda. Çünkü evliliğin tadına daha varamadım. Evine kaç kere gittin diye sorsanız belki bir kere gitmişimdir. Eşim de çalışıyor, o oyuncu. Ben Rize'deyim, o da Eskişehir'de çalışıyor. Gidemiyoruz, buluşamıyoruz ki. Çok nadir karşılaşabiliyoruz. Şu anda evliliğin tadına tam varamadık. Hala sevgiliymişiz gibi geliyor. Bazen şaşırıyoruz, kız arkadaşım diyorum, o da erkek arkadaşım diyor. Şakalaşıyoruz." şeklinde konuştu.
Düğünün çok eğlenceli geçtiğini aktaran milli oyuncu, "Nikah şahitlerinle danslarınız çok konuşuldu. Dansa yeteneğin var değil mi?" sorusuna şu cevabı verdi:
"Bende var, bende her şey var. Oyun havası, kemençe, horon, kol bastı, bizim yörenin bütün oyunları var bende. İddialıyım da hevesliyim de oynuyorum. Bence her insanın kendi yöresel oyunlarını bilmesi gerek. En sevdiğim tabii ki de oyun havası, kemençe de seviyorum. Şahitlerim de inanılmaz iyiydi. Bir ara gülmemek için kendimi zor tuttum. Hatta onlarla fazla göz göze gelmemeye çalıştım, ağzımdan yanlış bir şey çıkar diye. Dans konusunda en yetenekli değişiyor aslında, figürleri değişiyor. Barış, kemençe konusunda iyidir Rizeli olduğu için. Yunus da çok iyi roman oynar. Eren'de hepsi var. Eren karışık, kemençe, oyun havası, roman hepsi var onda. Çok güzeldi valla. İnanılmaz eğlenceliydi. Herkes çok eğlendi. Çok güzel bir düğün oldu."
"Rize taraftarı bana sahip çıktı" "Ben Trabzonluyum ama Rize'yi çok seviyorum. Rizespor'un daha iyi yerlerde olma şansı da potansiyeli de var. Taraftarımız da takımını, futbolu seviyor. Rize insanı hırslıdır, başarıyı sever. Sahada da itici güç olmaya çalışıyorlar. Küçük bir hatada sinirlenebiliyorlar çünkü yapımızda var sinirlenmek." ifadelerini kullanan Samet, açıklamalarını şöyle tamamladı:
"Trabzon-Rize insanı birbirine çok benziyor. Aynı kıyının evladıyız. Aramızda bir yer yok. Rize'yi de insanlarını da çok seviyorum. Burada olduğum için de mutluyum. Fenerbahçe'den geldiğimde mental olarak çok düşmüştüm ama Rize taraftarı bana çok sahip çıktı. İlk geldiğim zamanlar böyle düşünmüyordum, Rize'ye geldiğim için çok mutlu değildim ama burada yaşadıkça, burada futbol oynadıkça buraya alıştım ve buranın insanını çok sevdim. Zaten aynı yörenin evladıyız. Onları daha iyi anlayabiliyorum. Çünkü ben de Trabzon ve Karadenizli olarak onlarla aynı düşüncelere sahibim. Rize'nin insanlarını ve kulübü seviyorum. Şehir güzel. Daha iyisini yapacağımızı düşünüyorum. Daha iyisini hak ediyorlar. Daha iyisi için de savaşmaya devam edeceğiz. Rizespor taraftarı forma için savaşan her oyuncuyu sahiplenir. Onlar da beni sahipleniyor. Çünkü ben de forma için gerçekten savaşmaya, her şeyimi vermeye çalışıyorum. İnşallah onların verdiği o sevgiyi, değeri karşılıksız bırakmam."