Erik ten Hag: "Fenerbahçe maçında anlamıştım!"

Manchester United'ın eski teknik direktörü Erik ten Hag, İngiliz ekibindeki ayrılık sürecine ilişkin sessizliğini bozdu.

Manchester United'dan Ekim 2024'te ayrılan Erik ten Hag, yaklaşık iki yıl sonra İngiliz ekibinde yaşadıklarını anlattı.

The Athletic'e konuşan Hollandalı futbol adamı, iki kupa kazandığı Manchester United dönemini değerlendirirken yönetim yapısından soyunma odasındaki ilişkilere, transfer çalışmalarından görevden alınmasına kadar birçok konuda açıklama yaptı.

Çocukluğundan beri desteklediği Twente'de teknik direktör pozisyonundan farklı olarak futbol yapılanmasının yönetiminde görev yapan Ten Hag, Manchester United'a bağlılığının sürdüğünü söyledi.

"MANCHESTER UNITED'DA GEÇİRDİĞİM HER DAKİKADAN KEYİF ALDIM"

Ten Hag, eski kulübüne ilişkin duygularını şöyle anlattı:

"Manchester United'da geçirdiğim her dakikadan keyif aldım; çok güzel anılarım var. Kendimi kulübe bağlı hissediyorum; ben bir taraftarım. İnanılmaz bir taraftar kitlesi var; bana her zaman saygılı davrandılar.

United'ın kazanmasını gerçekten istiyorum. Yeniden başarılı olmalarını istiyorum. Kulübün bir zamanlar bulunduğu yere dönmesini istiyorum."

Başarıya ulaşmak için yalnızca teknik direktör değişikliğinin yeterli olmayacağını vurgulayan Hollandalı çalıştırıcı, şu ifadeleri kullandı:

"Yönetimin yetkinliğine ihtiyacınız var, doğru stratejiye ihtiyacınız var. Kimliğiniz nedir? Çalışma yöntemleriniz nelerdir? Doğru yapılara ve kaliteli insanlara ihtiyacınız var. Ardından zamana ihtiyacınız var."

CARRICK'E DESTEK: "GÖREVDEN ALMAK ÇÖZÜM DEĞİL"

Manchester United'ın mevcut teknik direktörü Michael Carrick hakkında da konuşan Ten Hag, İngiliz çalıştırıcıya zaman verilmesi gerektiğini belirtti:

"Onu görevden almak çözüm değil. Yüzde 100 değil. Sonuçlar düzelmezse taraftarlar bunu talep edecektir; bu içgüdülerden, duygulardan kaynaklanıyor. Akılcı kararlar vermelisiniz. Middlesbrough'da ve geçen sezon iyi teknik direktörlük becerileri gösterdi. Dolayısıyla kendi sürecini yürütmesine izin verin. İyi bir ekibi olduğunu düşünüyorum."

"BANA SADAKAT, DESTEK VE İLETİŞİM SÖZÜ VERDİLER"

Ten Hag'ın Manchester United'daki geleceği, 2024 FA Cup finalinden önce tartışmaya açılmıştı. Kulübün başka teknik direktörlerle görüştüğüne ilişkin haberlerin ardından Hollandalı çalıştırıcı, Manchester City karşısında alınan 2-1'lik galibiyetle kupaya uzandı.

Finalden yaklaşık iki hafta sonra Ibiza'da yönetimle görüşen Ten Hag'ın sözleşmesindeki bir yıllık uzatma maddesi devreye alındı. Hollandalı teknik adam, bu süreçte yaşananları şöyle anlattı:

"Sözleşmemde yalnızca bir yıl kalmışken devam etmezdim. Bu yüzden, 'Bir yıl daha istiyorum ve bunu birlikte yapmalıyız' dedim. Bana sadakat sözü verdiler, destek sözü verdiler, iletişim sözü verdiler; aynı doğrultuda hareket edeceğimizi söylediler. Sorunlar hakkında konuştuk. Ancak verdikleri sözleri tutmadılar."

"MCTOMINAY'İN SATILMAMASI KONUSUNDA ANLAŞMIŞTIK"

Ten Hag, yönetimle yaşadığı görüş ayrılıklarına örnek olarak Scott McTominay'in Napoli'ye transferini gösterdi.

İskoç futbolcunun takımda kalmasını istediğini belirten Hollandalı çalıştırıcı, şunları söyledi:

"Bu yüzden hayal kırıklığına uğradım. Ibiza'da anlaşmıştık. 'Scott McTominay'i satmak yok' dedim. Transfer döneminde aynı doğrultuda hareket edecektik. Bir gerekçe, bir neden sundum: Gol üretme becerimiz yok. Scott gol üretme becerisi ve harika bir mentalite getiriyor. Bütün damarlarında United var. Bu yüzden konuyu açtıklarında cevabım, 'Hayır' oldu. Ve sonunda onu sattılar. Elbette kendimi çok mahcup hissettim ve hayal kırıklığına uğradım."

"O ANDA YOLLARI AYIRMAK OLDUKÇA TUHAFTI"

Manchester United, Ten Hag'ın görevden alındığı dönemde Premier Lig'de dokuz maç sonunda 11 puanla 14. sıradaydı. Hollandalı çalıştırıcının görevine, West Ham karşısında alınan 2-1'lik yenilginin ardından son verildi.

Takımının bütün kupa organizasyonlarında yoluna devam ettiğini hatırlatan Ten Hag, kararın zamanlamasını eleştirdi:

"O anda yolları ayırmanın oldukça tuhaf olduğunu düşünüyorum. Bütün veriler iyi olduğumuzu gösteriyordu. Tamam, Liverpool ve Tottenham karşısında iki kötü maç vardı. Sürece başlıyorduk. Bırakın ilerlesin; oyun daha iyi hale geliyordu."

Oyuncuların kendisi için mücadele etmeyi bıraktığı görüşüne de katılmayan Ten Hag, şöyle devam etti:

"Belki onlar farklı şeyler söyleyebilir ama ben sahada görüyorum ve her maç mücadele ettiler. Son maçım da muhtemelen en iyi maçlarımızdan biriydi; West Ham karşısında kazanmalıydık. Ancak sürecin zaten devam ettiğinden eminim; ertesi gün ne olacağını bilen insanlar zaten vardı, belki takımın içinde bile."

"İSTANBUL'DA OLMAYANLARI GÖRÜYORUM"

Ten Hag, görevden alınmasından önce Fenerbahçe ile İstanbul'da oynanan ve 1-1 sona eren Avrupa Ligi karşılaşması sırasında bazı işaretler fark ettiğini söyledi:

"Durumları okuyabilirim; insanların İstanbul'da olmadığını gördüğümde, bir anda bir şeylerin döndüğünü anlıyorum. Yine de davranışları nedeniyle özür diledikleri ve bir yapı inşa edeceğimizin söylendiği o yazın ardından bunun yaşanması şaşırtıcı.

Avrupa Ligi'ni hedeflemiştik. Bence bir teknik direktörü seçtiğinizde ve o da son iki sezonda kupalar kazanarak, finallere çıkarak kendisini kanıtladığında, değişiklik yapmanın iyi bir kulüp yönetimi olduğunu düşünmüyorum… Finali izledim ama her şey değişmişti."

Büyük bir kulüpte çalışırken egonun gerekli olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Ten Hag, şu ifadeleri kullandı:

"Bende o ego yok ama özgüvenim var. Mesele ben değilim; mesele kulüp. Yeni bir yönetimin gelmesini ve kendi insanlarını göreve getirmek istemesini kabul edebilirim ama bunu bana söyleyin."

"DEVİR SÜRECİ BELİRSİZLİK VE AKSAKLIKLAR GETİRDİ"

Sir Jim Ratcliffe'in Manchester United'a ortak olmasının ardından kulübün futbol yönetiminde birçok değişiklik yaşandı.

Bu dönemin çalışma koşullarını zorlaştırdığını savunan Ten Hag, şöyle konuştu:

"Devir süreci çok fazla gürültü, insanlar arasında belirsizlik ve aksaklıklar getirdi. Bu yüzden menajer açısından, teknik direktör açısından çalışmak zordu; bu açık. Çok karmaşıktı."

Ratcliffe ve kardeşi Bob ile 2021'de Nice'in teknik direktör arayışı sırasında da görüştüğünü hatırlatan Ten Hag, INEOS'un Manchester United'a gelmesiyle başlangıçta "iyi hissettiğini" söyledi.

Ancak sonrasında görev tanımı konusunda belirsizlik oluştuğunu belirten Hollandalı çalıştırıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat ilk görüşmeden sonra futbol kulübündeki yapı hakkında, menajerin nasıl başantrenör olması gerektiği hakkında konuşmaya başladı. 'Tamam, bunu konuşalım ama benim sözleşmem farklı' dedim. Sonrasında hiçbir şey duymadım.

Ardından her basın toplantısında bana yapının değişip değişmemesi gerektiğini soruyorlardı. Bir kulüpte her zaman iş birliği yapmak isterim; bunu tek başınıza yapamazsınız. Felsefe, oyun modeli, takım profili ve bireysel profiller konusunda bir strateji bulmanız gerekir. Benim alışık olduğum buydu ama onlarla iletişim yoktu."

"UNITED İÇİN EN İYİ TEKNİK DİREKTÖRÜN BEN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORDUM"

Federasyon Kupası finali öncesinde yerine başka isimlerin düşünüldüğüne ilişkin haberleri de değerlendiren Ten Hag, şunları söyledi:

"Son iki ayda çok fazla spekülasyon vardı. Her hafta bununla ilgili haberler çıkıyordu. Bununla çok iyi başa çıkabilirim ama elbette sorunlarımız vardı."

Bu süreçte neden yönetimden açıklama istemediğini ise şu sözlerle anlattı:

"United için en iyi teknik direktörün ben olduğumu düşünüyordum, dolayısıyla bunun içine girmenin bir anlamı yoktu. Yalnızca takımıma odaklanıyordum. Bir kupa kazanmak için tek şansımız vardı, FA Cup, ve bu çok büyük bir şeydi. Biz de bunu yaptık.

Sahadaki kutlamalar, Manchester'daki hayatımın en güzel anıydı diyelim."

"OYUNCULARA GÜÇ VERİYORLAR"

Ten Hag, Jadon Sancho ve Marcus Rashford gibi futbolcularla yaşadığı disiplin süreçlerinde yeterince destek görmediğini savundu:

"Böylece toksik kültürü sürdürmeye devam ediyorlar; onu besliyorlar, gücü oyunculara veriyorlar. Rashford, zihinsel yaklaşımı doğru olduğunda harika bir oyuncu. Ona güvendiğimi her zaman gösterdim, onu oynattım. Ancak bu standartları ortaya koyduğunuzda bazen düzeltmeler yapmanız gerekir."

Haberde, Manchester United cephesinin ise takım içindeki davranışların düzeldiği görüşünde olduğu ve Ruben Amorim döneminde oyuncu ayrılıklarına yönetim tarafından destek verildiği aktarıldı.

RONALDO AÇIKLAMASI: "TAKIMI DA BENİ DE HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI"

Hollandalı çalıştırıcının en dikkat çeken açıklamalarından biri Cristiano Ronaldo hakkında oldu.

Portekizli yıldızı başlangıçta planlarının önemli bir parçası olarak gördüğünü belirten Ten Hag, şöyle konuştu:

"Takımı da beni de hayal kırıklığına uğrattı çünkü planlarımızı onunla yapmıştık. United'a gelmeden önce hedeflediklerim hakkında onunla konuşmak için Portekiz'e uçtum. Elbette futbol tarihinin en iyilerinden biri. Ona çok saygı duyuyordum. Ancak o dönemde bir teknik direktör olarak akılcı bir karar vermek ve takdir ettiğim oyuncuları takımda tutmak zorundaydım."

Ten Hag; Ronaldo'nun bazı antrenmanlardan çekildiğini, çalışmalarda gerekli nabız seviyesine ulaşamadığını ve Brentford karşısındaki 4-0'lık yenilginin ardından yaptırdığı koşunun planlanan üç turundan ikisini tamamladığını ileri sürdü.

Hollandalı teknik adam, bu konudaki görüşlerini şöyle anlattı:

"Bunlarla onu yüzleştirdim. Birçok kez, 'Ronnie, herkes seni doğru pozisyona getirmek için senin adına çalışmak istiyor ama kendini ceza sahasına sokamazsan gol atamazsın' dedim. Bunu yapabilecek durumda değildi. Ondan pres yapmasını beklediğim ve bu yüzden bitkin düştüğü düşüncesini bana atfetmek yanlış. Ama yapamıyordu. Ne top bizdeyken ne de rakipteyken koşuyordu. Bunun nedeni kendisini hazırlamamış olmasıydı.

Her üst düzey takım, en iyi oyuncusunu sahiplenmek zorundadır ama en iyi oyuncu da takım için çalışmak zorundadır.

Oyunculara, 'Antrenmanda bacaklarınızı koruyun' diyordu. Fiziksel olarak en üst seviyede olduğunuzda bunu anlarım; antrenmanlarınız vardır, bacaklarınızı koruyabilirsiniz. Ancak önce doğru fiziksel seviyelere ulaşmak için kendinizi çalıştırmanız gerekir."

The Athletic, Ten Hag'ın açıklamalarının Ronaldo'nun temsilcisine iletildiğini, ancak haberin yayımlandığı sırada yanıt alınamadığını belirtti.

"BAZILARI İÇİN UNITED EN BÜYÜK ÖNCELİK DEĞİLDİ"

Ronaldo'nun bazı takım arkadaşlarını da etkilediğini düşündüğünü belirten Ten Hag, oyuncuların sorumluluklarına dikkat çekti:

"Oyuncuların harekete geçmesi gerekiyor, büyük bir sorumlulukları var. Futbol, bazıları için en büyük öncelik değil. United da bazıları için en büyük öncelik değildi."

Lisandro Martinez'in Atletico Madrid yenilgisi sonrasındaki açıklamalarına ilişkin doğrudan yorum yapmayan Ten Hag, Ronaldo, Casemiro ve Raphael Varane'ı kastederek kullandığı "Madrid bağlantısı" ifadesini ise şöyle açıkladı:

"Şunu söyleyebilirim: Bence Madrid bağlantısının getirdiği şey buydu; oyuncular güçlü ve karar vermek istiyorlar. Bana göre bu, United'ın içinde bulunduğu döneme uygun değildi. Yönetim hücuma dönük, dinamik futbol istiyordu ve bu oyuncular kendilerine uyan oyunu oynamak istiyordu."

Casemiro'nun takımın orta saha stratejisti olarak geldiğini ve "oyun kurucu özelliklerine" sahip olduğunu söyleyen Ten Hag, Brezilyalı futbolcuyla ilgili şunları ekledi:

"Sonrasında elbette motivasyonunu kaybetmiş gibi görünüyordu. Ona ne söylediklerini bilmiyorum."

FRED'E YANIT: "ONA KIZGIN DEĞİLİM"

Fred'in kendisi hakkında kullandığı, iyi bir taktisyen ancak oyuncu yönetiminde yetersiz bir teknik direktör olduğu yönündeki ifadelerini de değerlendiren Ten Hag, şu yanıtı verdi:

"Fred'e kızgın değilim. Oyuncularınız verimsiz ve hazırlıksız bir standart ortaya koyduğunda onlarla mücadele edersiniz. Ancak bu her zaman saygı çerçevesindedir. Onları zorlamak, onlardan en iyi verimi almak istersiniz."

"ÜÇ YILIMDAKİ EN BÜYÜK SORUN GOLDÜ"

Manchester United'a gelirken kendisinden istenen futbolu anlatan Ten Hag, transferde doğru oyuncu profillerine ulaşmanın önemini vurguladı:

"Dolayısıyla kimliğimiz dinamik, hücumcu futbol ve karşı pres olmalıydı; Richard ve John'un benden yapmamı istediği buydu. Rakip yarı sahada topa sahip olarak oynamak. Elbette kazanmak istiyorlar. Old Trafford, Düşler Tiyatrosu. Cesur bir futbol istiyorlar. Bunun için de uygun profillere ihtiyacınız var.

Bana göre topla oynayabilen bir stopere ihtiyacınız var ve aynı zamanda savunma çizgisini önde kurarak da oynayabilen, top kazanan bir stopere ihtiyacınız var.

İlk sezon için, 'Stoperde sorun var, merkez orta sahada sorun var ve özellikle bir stratejiste ihtiyacım var. Ardından gollere ihtiyacımız var' dedim. Üç yılımın tamamındaki en büyük sorun buydu: Goller."

"DE JONG İÇİN TOPLANTILAR AYARLADIM"

Orta saha için ilk tercihinin Frenkie de Jong olduğunu belirten Ten Hag, transfer görüşmelerindeki rolünü şöyle anlattı:

"Herkes görüşmeleri menajerin yaptığını, mali konulara dahil olduğumu düşünüyor ama hiçbir zaman dahil olmadım. Elbette elimden geleni yaptım; onu gelmeye ikna etmek için Richard ve John'un da dahil olduğu görüşmeler ayarladım. Takımın inşasında yalnızca o yıl için değil, gelecek için de çok önemli olabilirdi. Ancak bunu başaramadık."

De Jong transferinin gerçekleşmemesinin ardından Declan Rice'ı istediğini söyleyen Hollandalı çalıştırıcı, şu ifadeleri kullandı:

"Sorun, West Ham'ın onu bırakmak istememesiydi. Bence şartları zorlamak için daha fazlasını yapabilirdik. Aynı fikirdeydik, denediler ama sürecin nasıl ilerlediğini bilmiyorum. Mesele şu: United'da olağanüstü oyunculara ihtiyacınız var."

"YALNIZCA BİR OYUNCU İSTİYORUM VE KİM OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ"

Ten Hag, 2023 yazındaki santrfor arayışında önceliğinin Harry Kane olduğunu açıkladı:

"Onlara, 'Yalnızca bir oyuncu istiyorum ve kim olduğunu biliyorsunuz' dedim."

Kane transferi için ısrarcı olduğunu belirten Hollandalı çalıştırıcı, şöyle devam etti:

"Bunun için mücadele ettim. Onun çok olumlu yaklaştığını duydum ama kendisiyle bu konu hakkında hiç konuşmadım. John, Richard ve Glazerlar arasındaki karar sürecinin nasıl ilerlediğini bilmiyorum."

Transferin gerçekleşmemesine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"Bu sonuca vardılar. Mali ayrıntılara hâkim değilim."

Takımdaki genç oyuncuların deneyimli isimlere ihtiyaç duyduğunu söyleyen Ten Hag, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bence United gibi bir kulübün başarılı olması için bu profillere ihtiyacı var. Kişilik sahibi, olgun ve sorumluluk alan oyuncular. Beş, altı genç, yüksek potansiyelli oyuncu transfer ettik. Ancak onlar henüz tamamlanmış oyuncular değil. Kane, Rice ve Bruno gibi iyi profesyonellerin rehberliğine ihtiyaçları var."

WELBECK VE BROBBEY İTİRAFI

Ten Hag, Danny Welbeck'i de Manchester United'a getirmek istediklerini açıkladı:

"Kesinlikle temas halindeydik. Ben değil, çoğunlukla Darren. Kendisi de çok ilgiliydi."

Kulübün yönetim kadrosundaki değişiklikler nedeniyle Welbeck için o dönemde resmi teklif yapılmadığı aktarıldı.

Hollandalı çalıştırıcı, 2022 yazında Ronaldo'ya alternatif olarak düşündüğü Brian Brobbey için yürütülen süreci ise şöyle anlattı:

"Başlangıçta herkes aynı fikirde değildi. Sonra onu ikna ettik ama o noktada geç kalmıştık ve kendisi zaten başka bir sürecin içindeydi."

"TWENTE'DE DE BASKI VAR"

Manchester United sonrasında Twente'de üstlendiği göreve de değinen Ten Hag, Hollanda ekibinde de başarı beklentisinin yüksek olduğunu söyledi:

"Bölge içinde çok, çok büyük. Burası Hollanda için büyük bir kulüp. Küresel değil, bu çok açık ama burada da her zaman baskı var. İnsanlar burada oldukça eleştirel. Bu yüzden işlerin yürümesi gerekiyor."

Süperfb'ye devam... Süperfb Mobil Uygulamaları