Şimdi iş geldi yeni federasyon seçimine. Eğer ki bir parmak işaret etmez ise ne kulüpler birliğinin ne de askeri birliğin bir federasyon başkanı seçme şansı yok. Hiç bir kulübün ortak payda altında birleşme ihtimali yok. Hepsinin beklentisi farklı.
Bütün kulüpler gelen yeni başkan ve yönetime aç kurtlar gibi saldıracak, hepsi bir yerden çekmeye çalışacak. Bu şartlar altında olacak belli, yukarıdan bir el, önce başkanı oraya oturtacak sonra yönetim kurulu listesini "Yapılacaklar listesi" ile beraber eline tutuşturacak. Bundan sonra gelen düğmeye basıp işleme başlayacaktır. Göreceksiniz yeni yönetim kararları çok çabuk alacaktır. Karar derken yol haritası hakkında tabii ki, kulüpler için karar alınır alınmaz onu bilemem. Belki sezon sonuna bırakılır belki hemen alınır belki de yargıya bırakılır. Ama ne yapılacaksa bunları anında açıklayacak ve işleme koyacaklar.
Doğrusu bu mu?
Gün itibari ile minimum kaos ile çıkışın tek yolu malesef bu, tek çözüm artık Demir Yumruk modeli! Gel ve uygula, tribüne de sus işareti.
İleride bu günler sorgulanır mı? Bilinmez!
Cihan Kamer diyor ki biz(Fenerbahçe Yönetimi) aslında 58. maddenin değişmesini istiyoruz.
Hmmm
Peki siz sırf "Fenerbahçe için değişti" diyecekler diye mi HAYIR oyu verdiniz yoksa biz suçsuzuz gerek yok diye mi? Şimdi kafalarda soru işaretleri oluştu. Gerçek görüşünüz, yani doğrusu, değişmesi ise neden o gün değiştirilmedi?
Geçmiş federasyona güvenemedik hata yapar (aynı şampiyonlar ligi kararındaki gibi) ve küme düşürürse diye oyuncuları sattık dediniz, peki aynı federasyon 58. madde değişmezse yine bizi hata yaparak küme düşürebilirdi, o zaman bugün ne değişti? İlk düşünmemiz gereken Fenerbahçe Spor Kulübü ise öncelikle bu risklerin elemine edilmesi ve kulübün kaderinin riske edilmemesi adına 58. madde değişseydi de sonra biz yine suçsuzluğumuzu ispat etseydik. Niye kulübün kaderini bir avuç adamın eline bırakıyoruz. 58 değiştiğinde prosedür değişmiyor ki, yine çıkar savunmamızı yapar ve suçsuzluğumuzu ispat ederdik, ya şimdi hata yaparlarsa kim verecek hesabını?
Benim fikrim:
58. madde kesinlikle değişmeli Anayasanın değiştiği ülkede Futbol disiplin talimatnamesi mi değişmeyecek. Apaçık ortada hiç bir dünya standardına uymuyor baştan sona yanlışlarla dolu bir madde. O zaman neyin kahramanlığı peşindeyiz/peşindeydik... Beylik laflarla gaza gelen zavallı yorumcular var, "oyun oynanırken kural değişmezmiş" Ne oyunu? oyun mu oynuyoruz çocuk oyuncağı mı bu iş? Esas şimdi değişir kural, sen adamı yanlış yere astıktan sonra idamı kaldırmak hangi canı geri getirir uygulama bugün lazım!
Bundan sonra Fenerbahçe:
Elma ile Armutu karıştırmayalım Fenerbahçe TFF ve/veya UEFA nın içindeki pisliklerle savaşırken büyük resmi kaçırmamalı. Bizim hakkımızdaki kararı bu kurumlar verecek! Pislikleri temizlemek ayrı o kurumların içinde güçlü etkili olmak ayrı bir konu. Lobi çalışması tam yol sürmeli ve sürüyor da bu güzel! Aksi Aziz başkanın karar verecek mahkemenin hakimi ile kavga etmesine benzer, mantıklı olur mu böyle birşey?
Biz de aynı şekilde bir yandan hukuk savaşımızı verirken diğer yandan hem TFF hem de UEFA ile ilişkilerimizi çok güçlü tutmaya devam etmeliyiz, lobi çalışması bizim kaderimizi belirleyecek.
CAS davası çoğu insanı aldatıyor o davayı kazansak bile UEFA veya TFF çok fazlasını bizim elimizden alabilir. CAS davası USULEN açılmış bir dava. Fenerbahçe'nin şike davası ile bir bağlantısı yok! Unutulmasın ki çoğu ortada mevzu bu iki organizasyonun içindeki bazı adamların iki dudağının ucunda. 45 Milyonu alırsın, UEFA onu senden 135 olarak geri alır dikkat!!
Haksızlıklar ile savaşacağız suçsuzluğumuzu ispatlayacağız ama bunu yaparken 25 milyonluk bir kulübün kaderini de riske atmayacağız.
ADNAN ÖZTÜRKTürk futboluna çok tehlikeli bir adam nüfus etti, bir virüs gibi. Ağzından çıkanı kulağı duymayan, yol yordam yöntem bilmeyen, meşhur olacağım diye düşmanlık tohumlarını eken bu şahsa G.Saray yönetimi bir dur demez ise işin sonu karanlık haberleri olsun.
SAHADAYIZ:Fenerbahçe takımı bütün bu toz duman içerisinde çok önemli bir derbi kazandı hepsine canı gönülden tebrikler. Yanlız dikkatimi çeken her maçta istisnasız öne geçene kadar futbol oynayan savaşan ekip golden sonra duran ve maçı bitirmeye çalışan insanlara dönüşüyor.
Futbolcu hele ki öne geçip rahatladıktan sonra oynadığı oyundan daha da keyif almaz mı bizde maalesef olmuyor. Samsun, Mersin, Beşiktaş her maç bu sekilde öne geçtikten sonra 60-70 dakika skor korumaya çalışan bir ekip.
Herşeyi bırakın siz futbolcusunuz çıkın ve oyun oynayın sahada olmanın tadını çıkarın. Durumun bu seneki kaos ile alakalı olduğunu pek zannetmiyorum. Atakların tamamı, ver Stoch'a bekle birşeyler yapsına dönüştü, hiç bir organizasyon yok sahada. Aykut Kocaman'ın mutlaka hücum varyasyonlarına ağırlık vermeli.
Aslında son haftalarda görüyorum hoca kıvranıyor, Alex'i dinledirme bahanesi ile kenara alıyor, Topuz'u ortaya koyup Özer'i sağda oynatıyor, Caner'e yer bulamıyor, bazen sağa bazen sola koyuyor. Açıkça itiraf et hocam, aşağıdaki tablo gerçek hayalin;
Volkan
G.Gönül-Serdar-Yobo-Ziegler
Dia-Topuz-Emre-Caner
Stoch
Sow
Sorularınız ve yorumlarınız için iletişim: Twitter.com/omerakdeniz1