Çoğu insan, tatile çıktığı için ligin açılış maçını evinde değil tatil yöresindeki kahvehanelerde ya da kafelerde cemaatle birlikte izledi. Ben de bu cemaatin bir üyesiydim.
Maç sonunda dağılan insanların ağzında tek bir cümle vardı: “Bu maçı veren Aykut Hoca’dır”.
Çoğu tatilci gibi ben de maç sonunda bu kanıdaydım. Çünkü Kocaman’ın Spartak Moskova maçı için kenarda sakladığı isimlerin bonservis bedeli toplamı 50 milyon avroya yaklaşıyor.
Şampiyonlar Ligi maçına önem verebilirsiniz ama takımın omurgasını bozarsanız kapalı kutu diye değerlendirdiğiniz Elazığspor bile sizi hallaç pamuğu gibi atar.
Hem ideal savunmanızın üçünü hem de ideal orta sahanızın dizilişinden iki oyuncuyu değiştirirseniz takımınızın omurgası kaybolur ve iskelet kendisini bırakır. Fenerbahçe ne zaman ki ideal oyuncularına döndü, oyunu da rakip yarı sahaya yıktı. Özellikle de Mehmet Topuz’un sağ kanattan destekleriyle.
İleriye ancak iftar topu patladığında çıkan Orhan Şam, git gide geri düşen Bekir İrtegün, kariyerinin hiçbir döneminde sol bek olamayan Caner Erkin, ileriye pası ancak Galatasaray maçlarında atan Selçuk Şahin, ancak küçük maçlarda o da takım 1-0 öne geçtiğinde doğru oynamaya başlayan Miroslav Stoch sizi şampiyonluğa ulaştıramaz.
Bazı yedeklerinizi sakatlıklar nedeniyle oynatmış olabilirsiniz. Ama yedekleri hazır tutmak da bir teknik direktörün görevidir.
Siz daha önce dediğim gibi Şampiyonlar Ligi’ne önem verebilirsiniz ama rakibiniz Galatasaray’ın bu kadar güçlendiği bir dönemde Elazığspor maçında 1 puanı İzmir’de tok alıcı gibi denize dökemezsiniz.
Bir paragraf da yedek oyuncular için kullanalım. Evet yedek oyuncuları hazır tutmak Aykut Kocaman’ın görevidir fakat antrenörünüz duvar da olsa formunuz bu kadar geri gidemez. Özellikle Fehmi Mert Günok, Orhan Şam, Selçuk Şahin ve Miroslav Stoch gibi oyuncuların formaları dramatik seviyede. Bunun günahı sadece Aykut Kocaman’ın sırtına yüklenemez.
Galatasaray maçındaki formsuz görüntüsünden sonra Aykut Kocaman’la ilgili ümitlerimin sürdüğünü söylemiştim. Sanica Boru Elazığspor maçından sonra kalan minik umutlarım da acınacak seviyelere düştü.
Eğer Spartak Moskova maçından sonra da bu tip bir resim ortaya çıkarsa, Aykut Kocaman’la ilgili bir gram bile umudum kalmayacak. Bu benim Aykut Kocaman’a olan sabırlı inancımdan geriye kalanlardır.
Başarısızlıktan sıkılan taraftarın bir gram bile inancı kalmamıştır. Bunu da benden iyi Aykut Kocaman bilmektedir.
Bu kadar radikal ve sıkıntılı durumlarda Atatürk’ün dediği gibi radikal tedbirler gerekmektedir. Aykut Kocaman’ın kariyerinde ilk defa radikal bir reaksiyon göstermesi elzemdir. Radikal umutlarım var mı? Hiç mi hiç yok!!!
www.twitter.com/erdi_aydemir