Fenerbahçe Taraftar Sitesi
Cengiz Çandar
Cengiz Çandar

Fenerbahçe Fenerbahçe’dir!


22 Ekim 2008 Çarşamba



 
Evet, 2008-2009 sezonunu kayıp sezon olarak şimdiden sayabiliriz. Zira Kadıköy’ün büyüsü bozuldu. “Burası Kadıköy-Buradan Çıkış Yok” sloganı bir süreliğine rafa kalktı. Dinamo Kiev’e gol atamadan beraber kaldıktan, Kayserispor’dan 4, Arsenal’den 5 gol yedikten sonra “Mabet” artık Fenerbahçemiz için aynı hüviyette değil.

Bu köşede ben de hata yaptım mı?
Evet yaptım. Luis Aragones’in takımın başına gelişinden sonra yazdığım hemen her yazı yanlış çıktı.

Luis Aragones’e “kefil olmamda” bir hata yoktu. İspanya Milli Takımı’nı 44 yıl aradan sonra Avrupa Şampiyonu yapan çok tecrübeli bir hoca takımın başına getirilirse, bu takım La Liga’nın gol kralı Daniel Güiza’yı ve Türk Milli Takımı’nın kaptanı Emre Belözoğlu’nu sarı-lacivert renklere katılırsa, umutlanmak ve mükemmel bir Avrupa serüveni geçirmiş olan takımın geleceğine inanmak elbette doğaldır.

Hele bu takım ilk ciddi hazırlık maçında Shaktar Donetsk karşısında iyi sinyaller vermişse, Macaristan Şampiyonu MTK’yı Budapeşte’de 5 gol atarak geçerse, elbette takıma iyi gözle ve umutla bakılır.

Biz de öyle yaptık.
Ancak geldiğimiz noktada Kadıköy’de Kayseri’den 4, Arsenal’de 5 yerseniz, ligde tepetaklak giderseniz, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde geçen yıl grupta oynadığımız üç maç ile bu yıl oynadıklarımızı ve sonuçlarını karşılaştırırsanız, hata yapmış olduğumuz da ortaya çıkar.
Aşı tutmamış durumda.
Bundan sonra tutabilir mi?

İmkansız değilse de çok zor. O nedenle, 2008-2009 sezonunu kayıp sezon olarak görmek gerçekçi olacak. Bu durumda, kafamızı geleceğin Fenerbahçe’sinin nasıl inşa edilmesi gerektiğine yormamız gerekecek.

Nerede yanlış yapıldığını serinkanlı biçimde düşünüp bulmak zorundayız. Öfkeyle kalkanın zararla oturduğunu unutmamalıyız. Öfkeyi bir yana bırakıp, kötü gidişin gerçek sebeplerini bulmalıyız. Bulmalıyız ki, doğru teşhis koyalım.
Doğru teşhis konulmadan doğru tedavi de olmaz.

Zorluk da burada. Fenerbahçe’de hastalığın ne olduğunu kimse henüz bulamadı. Futbolcularla konuştuğunuzda onlar ondan bundan, şundan şikayet etmiyorlar; işlerin neden kötü gittiğini onlar da bulamıyor.

Hiç merak etmeyin, başta Başkan Aziz Yıldırım tüm yönetim de bu konuya kafa yoruyor.

Bu takımın başına gelen talihsizlikler, hangi takımın başına gelse, benzeri kötü bir dönem yaşanırdı. Sakatlıklar, takımın iskeletini öyle bir bozdu ki, en kilit isimlerinden yoksun kalan Fenerbahçe hala elindeki futbolcu zenginliğini kullanıp bunca zamandır ideal kadrosunu bulamadı.

Hiç kimse Aurelio’dan, Tuncay Şanlı’dan, şundan bundan söz etmesin, o isimler varken, üstelik o isimlerin yanında Anelka ve Appiah gibi isimler bile varken, kimlere nasıl yenildik unutulmasın. Manisa’ya ligin bitimine üç hafta kala 5-3 yenilmek neyin nesiydi? Denizli’de avucumuzun içindeki şampiyonluğu bırakırken o isimlerin hepsi vardı, teknik direktörün adı Luis Aragones de değildi.

Dolayısıyla Fenerbahçe’nin bu sezonki başarısızlık skalasında filanca oyuncunun gitmesi, falanca kişinin gelmesi gibi sebeplerin ötesinde arayalım. Sorun, muhtemelen daha derinlerde.

Takımların zafer günleri, büyük başarılarla taraftarlarını mutlu ettikleri dönemler olur. Ama aynı şekilde büyük düşüş yaşadıkları, işlerin kötü gittiği ve taraftarlarını mutsuz ettikleri kötü günler de olur.

Fenerbahçe işte böyle bir dönemi yaşıyor.
Ancak, bu, Fenerbahçe’nin büyüklüğüne halel getirmez. Büyüklük işte tam da böyle dönemlerde ortaya çıkar.

Güzel bir söz vardır, kanaryalar tavukların uçtuğu yüksekliğin altından uçarlar ama tavuklar asla kanaryaların uçabildiği yüksekliğe çıkamazlar.

Şu dönem bizim sarı kanaryalar tavukların uçtuğu yüksekliğin altında uçuyorlar ama elbette tekrar kanatlanacak ve tavukların yükselemeyeceği yükseklikten uçacaklar.
Futbolcuların ve teknik direktörün tüm bu başarısızlık içinde söyledikleri bir güzel söz de “Başımız önümüze düşmeyecek”tir.

Başımızın önüne düşmesine izin verirsek, önümüzü görmeyiz.
Unutmayalım, son yıllarda bize sürekli heyecan veren, mutluluk yaşatan, zevk duygumuzu defalaca katlayan da bu takımdır. İyi zamanlar gibi kötü zamanlar da olabilir ve biz şimdi o kötü zamanlardayız.

Tabii ki, bu kötü zamanları atlatacağız, arkamızda bırakacağız ve öyle günler gelecek ki, bu günleri değil hatırlamak istememek; gerçekten hatırlamayacağız da.
Unutmayın, Fenerbahçe Fenerbahçe’dir!
Mutlaka ayağa kalkacağız...

Haber metni fontunu küçültmek için tıklayın Haber metni fontunu büyültmek için tıklayın
Haber hakkında yorumlar %0 %0 %0
İşaret :
Haber Hakkında Yorumlarınız :
 
Hakaret, kişisel sataşma, küfür ve genel ahlaka aykırı yorumlar onaylanmayacaktır.
Kalan karakter sayısı : 600
 
Bizi Takip Edin :
SuperFb google+ SuperFb Twitter SuperFb Facebook Page SuperFB RSS SuperFb İphone SuperFb Mobil

Diğer Haberler En çok yorumlanan haberler
Fenerbahçe Anket
Takımımızın 2011-2012 sezonunda sergilediği performanstan mutlu musunuz?
Multimedya
Duvar Kağıdı
Takvim
E-Kart
  
Bu Sezon
Puan Durumu
Takım Karşılaştır
İç Saha Puan Durumu
Dış Saha Puan Durumu
Son maçlara göre performans
Maçlar
Kulüp
Tarihçe
Şampiyon Yıllar ve Kadrolar
Başkanlar
Kupalar
Yönetim
Takım
Teknik Kadro
Efsaneler
Mobil
Taraftarın Sesi
Fenerbahçe Haberleri
Yazarlar: Tolga Orhun
TV'de Bugün
Fenerbahçe Test
Üye Ol
Bize Ulaşın
Künye
SporxMaç Odası
Sporx TVRusya Ligi
Canlı AnlatımBasketbol
Canlı SonuçlarTenis
Fantezi FutbolYazarlar