![]() |
Dönüm noktamız Porto olabilir…15 Eylül 2008 Pazartesi |
![]() |
21.04.09 - Geleceği düşünmek; Yeni F.Bahçe'yi tasarlamak (34) |
![]() |
23.02.09 - Bu takımın kullanma süresi doldu mu? (39) |
![]() |
15.12.08 - Lig'de tırmanış, Şampiyonlar Ligi'nde 'ayıp' (7) |
![]() |
10.11.08 - Galatasaray'a 4 çekmek “Dönüm Noktası” mı? (0) |
![]() |
22.10.08 - Fenerbahçe Fenerbahçe’dir! (0) |
Kimse onun, şunun şurasında iki buçuk ay önce İspanya’yı 44 yıl aradan sonra şampiyon yaptığını hatırlamaz. Tıpkı, Daniel Güiza’nın La Liga’da 27 golle gol kralı olması, İspanya milli takımında forma giymesinin kredisi üç haftada bitebilir. Fenerbahçe burası, şakası yok. Öyle ki, Joachim Löw, Almanya milli takım teknik direktörlüğünü kaldırıp kaldıramayacağı sorulduğunda, “Ben Fenerbahçe’de çalışmış adamım” diyerek kestirip atmıştı. Yıllardır her ülkede başarıdan başarıya koşan Guus Hiddink kuyruğuna bağlanarak gönderilmişti Fenerbahçe’den. Ne zaman bir Dünya Kupası ya da Avrupa Şampiyonası seyretseniz, kulübelere bakıldığında bu büyük yarışmalar Fenerbahçe teknik director kabristanı gibidir.
Fenerbahçe kolay yer değildir. Herşey birden tepe taklak olabilir.
Bu takım, Macar MTK’ya Budapeşte’tede 5-0 çekmişti. Bugün batıranların önemli bölümü, o gün göklere çıkarıyordu. MTK, Hacettepe’den daha zayıf bir takım mı?
MTK’yı Budapeşte’de 5-0 yenen takım, Ankara’da nasıl Hacettepe’ye yenilir?
Futbolun cilvesi bu işte. Oluyor. Oldu. Ama basit bir soru: Eğer Can Arat’ın yerinde Lugano oynuyor olsaydı veya hatta Aragones, ikinci stoper tercihini Önder Turacı’dan yana kullansaydı, Fenerbahçe, Hacettepe’ye 2-1 yenilir miydi?
Herkes biliyor ki, hayır yenilmezdi.
Bir oyuncunun, üstelik Fenerbahçe tutkusu asla tartışılamaz, o günkü onbirde alt-yapıdan gelmiş bir oyuncunun bir oyunun kaderine tek başına nasıl etki ettiğinin ders kitabı örneğiydi Hacettepe-Fenerbahçe maçı.
Can Arat’a rağmen kazanabilirdi ve üstelik kötü olmasına rağmen kazanabilirdi Fenerbahçe. Güiza üç kez, Gürhan ve Burak, birer kez gol pozisyonlarından yararlanamadılar.
Can Arat, bunca yıldır bu takımda her gün antremana çıkmasına rağmen, fundementalden ve hamle zamanlamasından nasibini nasıl almaz?
Soru bu.
Fenerbahçe takımının tümü, Alex dışında, nasıl formsuz olabilir?
Soru bu.
İki kanat, özellikle Roberto Carlos koridor gibi ve hücuma katkısı az. Niçin?
Soru bu.
Maldonado’dan ve daha ilk maçı gerçi ama Josico’dan pek bir şey anlayamadım. Gözünüzün önüne daha ilk maçını oynayan Appiah ile M.Aurelio’yu getirin; arada hayli fark var.
Ancak, bu takımın bir türlü henüz oturamadığını da görelim. Deivid yok. Vederson yok. Bu isimlere Edu ile Semih’i ekleyin, hem de Emre yok; Tümer yok, o yok bu yok, takımın iskeletini oluşturan oyuncular da yok, kadro derinliği sağlayacak oyuncular da yok.
Ayrıca, milli oyuncular, Volkan, Gökhan, Uğur, Emre, Semih ve Kazım, ayrıca kendi milli takımlarına giden Güiza ile Lugano, takımla birlikte iki haftadır çalışmıyorlardı. Bunlar da milli maç dönüşü, milli takıma çok oyuncu veren takımları ilk lig maçlarında genellikle etkiliyor.
Herşeye rağmen, Fenerbahçe’nin ligdeki en büyük rakipleri olan Galatasaray’a arasındaki puan farkı 2, Beşiktaş ve Trabzonspor’la 4. Henüz üçüncü haftadayız. Bu pilav çok su kaldıracak, dolayısıyla şu günden telaşlanmaya gerek yok. Görünen köy kılavuz istemez falan da demeyin. Hacettepe karşılaşması, takımın ölümcül eksiklikleri bir yana, Can Arat katkısı nedeniyle çok istisnai idi.
En önemli dönüm noktası Porto maçı olacak. Porto’dan başımız eğik dönmezsek, o ivmeyle İstanbul’da Gençlerbirliği engelini muhtemelen aşarız.
Düşünmek bile istemiyorum ama Porto’dan çok üzgün dönersek, Hacettepe maçının tüm olumsuz etkisi Gençlerbirliği maçına da yansır. Ondan sonra herşey hızla öyle moral bozucu ve tepe taklak gitmeye başlar ki, isterseniz buna şimdi hiç girmeyelim- böyle olmamasını dileyelim.
Bu bakımdan Porto maçı birdenbire Fenerbahçe için 2008 sezonunun dönüm noktası maçı özelliğini taşır oldu.
Biliyorum, Lugano’suz ve Edu’suz oynamanın yanısıra bir de Semih’sz oynayacağız o maçı Porto’da.
Unutmayın takımımızın adı Fenerbahçe. Geçen yılın Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek finalisti..
Hacettepe değil, Porto maçından sonra konuşalım…




![]() |
İşte açıklama! |
![]() | |
![]() |
GELİYOOOOOR! |
![]() | |
![]() |
Ayrılmam demişti ama... |
![]() | |
![]() |
23.05.12 - Kıskananlar çatlasın (0) |
![]() |
23.05.12 - ÖNÜNDE TEK ENGEL VAR! (0) |
![]() |
23.05.12 - Son çare Stoch! (4) |
![]() |
23.05.12 - 'Lugano' Samet mi geliyor? (0) |
![]() |
23.05.12 - Dia'ya Montpellier talip (1) |
![]() |
23.05.12 - Emre'den vazgeçilmez! (0) |
![]() |
23.05.12 - "Haksızlık yapıldı" (1) |
![]() |
23.05.12 - Koç bombaladı (0) |
![]() |
23.05.12 - 'İyi ki Beşiktaş'a...' (2) |
![]() |
23.05.12 - Mehmet Topal'a teklif yok! (3) |
